YAŞASIN TEKEL DİRENİŞİ!

RadyoSol Yorum Yapılmamış »



Ekominist arkadaşımızın gözlemleri ile tekel direnişi;

Tekel işçileri haklı eylemlerinin 18. gününe bir yılı geride bırakarak girdiler. 18 gündür hiçbir zorluğa boyun eğmeden, yılmadan devam ediyorlar direnmeye.

Direnişlerini Ankara da Türk-İş genel merkezi binası önünde sürdüren eylemciler birçok zorlukla karşı karşıya kalıyorlar.

Kalacak yer, barınma ve sağlık sorunları gibi sorunlar, işçilerin karılaştığı sorunların en başında geliyor. Bazı işçiler sendikanın tesis ettiği misafirhanelerde, kimileri dışarıda, çok az bir kısmı ise Ankara’lı sendikacıların evlerinde kalıyor. Geceyi dışarıda geçirmeleri ve hava şartlarının olumsuz olması nedeniyle işçiler birçok sağlık problemleriyle karşı karşıya. Simit ve çay ile karınlarını doyuran işçiler adeta yaşam savaşı veriyorlar.

Adana, Urfa, Adıyaman, Bitlis ve diğer illerden gelen işçiler Ankara’daki bir çok sivil toplum örgütü ve partilerden destekleri ile onurlu mücadelelerine devam ediyorlar. Gelen destekler işçilerin morallerini yüksek tutuyor. Gelen destekçilerle halaylar çekip, türküler söyleyen işçiler destekleri yanıtsız bırakmıyor.
Ankara üniversitesinde öğrenciler ve akademisyenlerle yapılan oturuma, özgürlük ve dayanışma partisinin ‘’ halk konuşuyor’’ etkinliğine destek vererek sendikacıların desteklerinin az olmasından yakınıyor.

Çalışma arkadaşlarının birçoğunun mücadeleye destek vermemelerini şöyle işlerini kaybetme korkusu taşıdıklarını söylüyorlar ve ‘’iyileştirilmiş’’ 4/c ye karşı olduklarını bildirerek arkadaşlarını direnmeye davet ediyorlar. 18 gündür ailelerinde uzakta olan işçiler mücadeleye sonuna kadar devam etmekte kararlı.

Yeni yıla direnerek giren işçilerin, yeni yıldan beklentileri açık ve net: Haklarını almak, insanca çalışma şartları ve kadın işçilerin ayrım gözetmeksiniz eşit çalışma koşullarında çalışmaları.

Yandaş Medya ve kamoyunda fazla gündeme getirilmeyen tekel işçileri direnişi git gide anlam kazanmakta Türkiye’deki işçi sınıfı mücadelesinde bir simge haline gelmektedir. Umuyoruz ki hakları için direniş yapan işçilerimiz en kısa sürede zafere ulaşırlar.Tekel İşçileriTekel İşçileriTekel İşçileriTekel İşçileriTekel İşçileri

Ekominist arkadaşımıza emeklerinden dolayı teşekkür ederiz.
Radyo Sol

Resimlerin Tümü İçin : http://www.facebook.com/album.php?aid=171905&id=205721901912&ref=mf

Galeriye bakabilirsiniz…: http://www.radyosol.org/galeri

Sitene Ekle:
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Ping.fm
  • RSS
  • Yahoo! Buzz

İşçilerin Ayağa Kalkmasının Düşündürdükleri

RadyoSol Yorum Yapılmamış »


Kimileri için oldukça iyimser, hatta safça bir ifade olarak görülebilir işçilerin ayağa kalkışı. Son yaşadıklarımız kendiliğinden tepkisel eylemler olarak görülüp bunlara fazla bel bağlamamamızı söyleyenler çıkabilir veya insanın içini sıkacak şekilde karamsar düşünenler olabilir. Peki, gerçekten de son yaşadıklarımız olağan bir dönemin olayları olabilir mi? Daha ileri giderek şöyle soralım: son bir iki aydır içinden geçtiğimiz döneme “yetersiz” diyerek bir yere varabilir miyiz? Gerçekten de işçilerin belli başlı örneklerde de olsa, ayağa kalkışı ve birbirleriyle dayanışma içerisine girmesi umutsuz bir dönemde umudun kapısını aralayabilir mi? Biraz bu soruların cevaplarını arayalım.

Son bir yılda çeşitli dalgalanmalarla kendisini hissettiren ve bütün dünyayı etkisine alan ekonomik kriz, ülkemizde de kendisini şiddetli bir biçimde hissettiriyor. Geçtiğimiz krizlere nazaran kendisini işsizlik ve yoksulluk ekseninde daha çok gösteren bu ekonomik kriz, işçilerin ve bütün emekçilerin de yıllardır biriken sorunlarını öfkeyle dile getirmesine neden oluyor. Burada detaylı bir ekonomik kriz değerlendirmelerine girmeyelim. Ancak bundan daha önemlisi ekonomik krizle beraber Türkiye’nin içinde bulunduğu ve krizin öncesinde başlayan siyasal krizin günümüzde sıradan vatandaş açısından ne ifade ettiğini hep beraber görüyoruz. İşini kaybeden, yoksullukla boğuşan milyonlarca kişinin farklı siyasal kutuplaşmalarla karşı karşıya geldiğini hep beraber görüyoruz. Ama bu tabloyu bir şey bozuyor: ayağa kalkan, ülkesine, onuruna ve aklına sahip çıkan işçilerin direnişi.

Bilenler hatırlayacaktır işçi sınıfı 89’daki bahar eylemlerinden beri bu kadar kitlesel ve halkın diğer kesimleriyle iç içe ayağa kalkmaya cüret edememişti. Bu süreci 8 Kasım’daki Alevi yurttaşların emekçi karakterli yüz bin kişilik mitinginden başlatabiliriz. Sürecin doruk noktasını Tekel işçilerinin eylemleri oluşturmaktadır. Şu anda açığa çıkan öfke ve kazanmaya duyulan inanç, emekçilerin son yıllardaki en büyük eylemliliklerinden biridir. Bunu sayısal olarak söylemiyorum. Birkaç yıl önceki özelleştirme furyasını hatırlarsak, Tekel işçilerinin direnişi diğerlerinden daha ön plana çıktığını görebiliriz. Her biri oldukça önemliydi, Türkiye işçi sınıfı tarihine çok şey katmıştı. Ancak Tekel işçilerinin direnişi şimdilik bunu kat be kat aşmıştır.

Ayrıca Tekel işçileriyle hemen hemen aynı gün başlayan İtfaiye işçilerinin direnişi de burada önemli bir etkendir. Hem emekçiler birbiriyle dayanışma mesajları gönderiyor ve mücadelelerini ortaklaştırmanın önemini kavrıyorlar, hem de AKP’nin “halkçı” olduğu iddialarını da boşa çıkartıyorlar. Emekçi eylemlerinin siyasal iktidara vuran ve AKP’nin emek düşmanı karakterini teşhir eden bu eylemlilikler bir de bu açıdan önemlidir. Düzenin en önemli siyasal aktörünün halk düşmanı ve işbirlikçi karakterini, yağmacı karakterini bir kez daha açığa çıkarttığı için çok değerlidir. Belediye işlerini kendi yandaşlarına peşkeş çekenlerin yüzü ortaya çıkmıştır.

Mücadele öğretiyor işçilere. Belediye işçileri oy verdikleri “dini bütün” adamın nasıl çalıp çırptığını görüyor. İtfaiye işçisi kendisini işsiz bırakanın kim olduğunu görüyor. Bir umut diye oy verdiği AKP’nin kendisini nasıl aç bıraktığını görüyor Tekel işçisi. Her şeyden ötesi, tam da savaş kışkırtıcılığı yapanların canına ot tıkıyor bu işçiler. Aydınlık ve bağımsız bir ülke kuracakların Türk ve Kürt emekçilerinin birliği olduğunu ispatlıyor Tekel işçisi. Dostlarının da kim olduğunu görüyor. İşçinin sınıf partisinin ne kadar önemli olduğunu hissediyor. Soğukta direnen işçi sınıfımız o nedenle çok önemlidir. Onlar kazanırsa bizde kazanırız, onlar kaybederse bizde kaybederiz!

* kisil arkadaşımıza teşekkür ederiz.

Sitene Ekle:
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Ping.fm
  • RSS
  • Yahoo! Buzz

4 Cuma yetmez, Genel Greve!

RadyoSol Yorum Yapılmamış »


Türk- İş’in direnişteki Tekel işçileri için İstanbul AKP önünde yeptığı eylemde işçiler tekrardan “Genel grev genel direniş” diye haykırdılar. Eyleme itfaiye işçileri ve 131 gündür direnişte olan Esenyurt Belediyesi işçileri de katıldı.

Direnişlerinin 11. gününde olan Tekel işçileriyle dayanışmak için Türk- İş ilk eylemini gerçekleştirdi. İtfaiye işçilerinin, 131 gündür Esenyurt Belediyesi önünde direnen belediye işçilerinin de katıldığı eyleme çok sayıda sendika ve meslek örgütü de destek verdi.

Türk- İş Başkanlar Kurulu’nun Ankara’da yaptığı toplantıda aldığı kararlar doğrultusunda, Türk- İş’e bağlı sendikalar bugün her yerde işe bir saat geç başlama eylemi yaptılar. Bu eyleme DİSK ve KESK de destek verdi. Bu akşam saat 18:00′de de Şişli AKP binası önünde 1000′e yakın bir katılımla bir basın açıklaması yapıldı.

Şişli Cevahir AVM önünde başlayan yürüyüşte, bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi önüne çadır kuran itfaiye işçileri ve direnişlerinin 131. gününde olan Esenyurt Belediyesi işçileri de yerlerini aldılar. Tüm yürüyüş boyunca “Genel grev genel direniş”, “Sokağa eyleme genel greve”, “İşçi memur el ele genel greve”, “Yaşasın sınıf dayanışmas”ı, “Tekel işçisi yalnız değildir”, “İtfaiye işçisi yalnız değildir!” sloganları atılırken, itfaiye işçileri de sık sık “İstanbul uyuma itfaiyene sahip çık!” sloganını attılar.
Yazıyı okumaya devam et »

Sitene Ekle:
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Ping.fm
  • RSS
  • Yahoo! Buzz

25 kasım kadına şiddete karşı dayanışma günü

RadyoSol Yorum Yapılmamış »


kadin-meta-degildir1

bu günün anılmasına vesile olan mirabel kardeşler dominik cumhuriyet inde rejim karşıtı bir gösteride polis tarafından  öldürülmüştür, kuşkusuz bu kadına yönelik şiddetin ne ilkiydi ne de son oldu.

özel mülkiyet ile başlayan kadının köleliği, modern çağ da şekil değiştirerek devam ediyor.

kadının kurtuluş yolu üretim ilişkilerinin değiştirilmesidir.

ülkemiz de her üç kadından ikisi şiddet görmektedir, çeşitli seks fantazilerine istem dışı maruz bırakılmaktadır.bu pisliği değiştirmenin tek yolu örgütsel baz veya bireysel bilinçlenmede yatmaktadır.

biliçli kadını(insanı) hiç kimse yenemez ve hiç kimse çaresiz rezil bir duruma düşüremez,toplumsal çöküş seneryolarının kadın emeğini hiçe saydığı veya hiçsizleştirdiği modern çağ, köle toplumundan hiç bir farkı yoktur.

kadın ya ev de köledir ya da sokakta seks objesi ve de üretimde, erkek egemen toplumun seks figür anlayışı kırılmadığı sürece emeğe ve kadına özgürlük gelmesi veya düşünülmesi olanaksızdır, kadını özgürleştirmenin yolu emek figürünün değerinin bilinmesi, toplumsal kurtuluşun hedeflenmesinde yatmaktadır.

çeşitli araştırmaların verdikleri bilançolar günümüzde kadının nerde olduğu ile ilgili bize bir çok bilgi vermektedir, işte onlardan bazıları;

“dünya da her üç kadından 1′i hayatınnın bir döneminde şiddete maruz kalıyor”

“her beş kadından biri tecavüze veya tecavüz girişimine maruz kalıyor”

“abd de 90 saniyede bir kadın tecavüze uğrarken, ırak da 2003 den bu yana 400 kadın tecavüze uğradığı insan hakları izleme örgütü”nün raporunda yer alıyor.”

“dünya genelinde mültecilerin yüz de 80′i kadın”

“gelişmekte olan ülkerde her 3 kişiden okuma yazma bilmeyenin 2’si kadın”

“280 milyonluk arap dünyasından 2 kadından birisi okuma yazma bilmiyor”

“iran da çok istisnai durumlar dışında kadının boşanma hakkı yok”

“yüzde 49′7 si kadın, kadın nüfüsü 3 milyar”

“her yıl yarım milyondan fazla kadın gebelik veya doğum sırasında yaşamını yitiriyor”

“siyasette ve iş dünyasında kadın çalışma oranı gelişmiş ülkerde bile düşük”

“dünyada özelikle afrika kıtasında 135 milyon kadın sünnet ediliyor”

(izlediğim bir belgeselde hindistan da bir anne kızının okuması için göğüslerini kesiyordu, nedeni ise erken yaşta evlenmesini önlemek)

“ya barbarlık içinde çöküş ya sosyalizm”

                 rosa luxemburg…

Sitene Ekle:
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Ping.fm
  • RSS
  • Yahoo! Buzz

Migros’ta grev günü 24 Kasım’a kesildi

Emek Yorum Yapılmamış »


Migros’ta grev günü 24 Kasım’a kesildi

İSTANBUL (08.11.2009)- Tez Koop-İş Sendikası, yaklaşık 13 bin çalışanı kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşmaya varılamaması durumunda Migros, Tansaş ve Şok işyerlerinde 24 Kasım günü greve çıkma kararı aldı.

İki gün süren Tez-Koop-İş Sendikası Başkanlar Kurulu toplantısı sonuç bildirgesi dün geç saatlerde yayınlandı. Toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde yaşanan tıkanmanın ele alındığı Başkanlar Kurulu toplantısında, önümüzdeki dönem mücadele hattı üzerine kararlar alındı.

Başkanlar Kurulu, patronlarının anlaşmaya yanaşmaması durumunda grevin başlangıç tarihini kararlaştırdı. Başkanlar Kurulu toplantısı sonrasında açıklanan Sonuç Bildirisi’nde şöyle denildi: “Migros’da, görüşmelerde bir ilerleme sağlanamaması üzerine fiili grev aşamasına gelinmiştir. Bunun en büyük nedeni işverenin sergilemiş olduğu katı tutumdur. Sendikamız uzlaşmaya ve anlaşmaya, sözleşmenin masa başında bitirilmesi için gerekeni yapmaya hazırdır. Ancak, Başkanlar Kurulumuz, işverenin bu katı tutumunu değiştirmemesi halinde greve çıkma konusunda kararlı olduğunu kamuoyuna aktarma gereği duymuştur. Başkanlar Kurumlumuz, anlaşma olmaması halinde 24 Kasım 2009 tarihinde Migros, Tansaş ve Şok işyerlerinde greve çıkma kararı almıştır.”

Sendikalar yasasında taleplerimiz dikkate alınsın

Tez Koop-İş Sendikasından yapılan açıklamada, Başkanlar Kurulu’nda sendika üyelerinin sosyal güvenlik yapılan değişiklikler nedeniyle sağlık hizmetlerinde karşılaştığı sorunlar üzerinde durulduğu ifade edildi. Başkanlar Kurulu, yeniden gündeme getirilen 2821 ve 2822 sayılı yasalardaki değişiklik çalışmaları hakkında ise şöyle dedi: “Çalışmalar tek taraflı ve dayatmacı bir anlayış ile değil, demokratik haklar ve özgürlükler, ILO normları ve uluslararası standartlar esas alınarak, emek örgütlerinin talepleri doğrultusunda yapılmalı. Başkanlar Kurulumuz; kıdem tazminatlarına yönelik herhangi bir düzenlemeyi, Türk-İş Genel Kurul Kararı gereği Genel Grev nedeni sayacak ve bu genel grevin etkin bir şekilde uygulanması konusunda gerekenleri yapacaktır.”

25 Kasım grevi desteklenecek

Tez Koop-İş Sendikası, emekçi memur konfederasyonlarının 25 Kasım günü yapacağı greve de destek verme kararı aldı. Sonuç bildirgesinde “Başkanlar Kurulumuz, 25 Kasım tarihinde, kamu emekçilerinin iş bırakma eylemini destekleme ve kamu emekçilerinin taleplerine sahip çıkma kararı almıştır” diye belirtildi. Sendika, IBM patronlarının sendika karşıtı tutumun ve işçileri sendikadan istifaya zorlayan uygulamalarını kınadı.

Sitene Ekle:
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Ping.fm
  • RSS
  • Yahoo! Buzz

8 Kasım’da Kadıköy’e yüzbinler akacak

Emek Yorum Yapılmamış »


8 Kasım’da Kadıköy’e yüzbinler akacak

Alevi Bektaşi Federasyonu tarafından 8 Kasım’da İstanbul Kadıköy’de düzenlenecek olan Büyük Alevi Mitingi öncesi, Kadıköy Belediyesi Brifing Salonu’nda bir basın toplantısı ve forum düzenlendi. Toplantı geçen yıl Ankara Sıhhiye Meydanında yapılan mitingin görüntülerinin sinevizyondan katılımcılara gösterilmesi ile başladı

Kokteyl, brifing ve forum şeklinde düzenlenen toplantıda divanı oluşturan ABF Gn Bşk Yrd. Ali Kenanoğlu, ABF Eğitim Bilim Sek. Hatice Altınışık, ABF MYK Üyesi Köksal Yıldırım, PSAKD MYK Üyesi Feti Bölükgiray ve Miting Tertip komitesinden Erdal Yıldırım, bugüne kadar İstanbul’da birçok bölgede 500’e yakın Alevi örgütüyle ilişkiye geçildiğini ve mitingin görkemli bir sayıya ulaşarak geçekleştirileceğini ifade ettiler.

PSAKD Genel Başkanı Av. Fevzi Gümüş, Aleviler açısından sıkıntı ve sorunların çözümlenmeden devam ettiğini, hükümetin alevi örgütlerince tespit edilmiş sorunların ve çözümlerine karşı hiçbir adım atmadığını vurguladı.
Yazıyı okumaya devam et »

Sitene Ekle:
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Ping.fm
  • RSS
  • Yahoo! Buzz

Duyuru: 6 Kasım 2009 Ekim Devrimi ve Yök Özel Yayını

RadyoSol Yorum Yapılmamış »


İlkel komünal toplum
Köleci toplum
Feodal toplum
Kapitalist toplum
ve
Ekim devrimi…

Dünyanın sürekli değiştiğini, üretim ilişkilerinin değişilmez yasalarının alt üst edildiği, burjuva sınıfı olmadan halkın, kendi kendini yönetebileceğini meta emek ilişkisinin “emek” eksenli dönüştüğünün ve bunu bütün dünyaya kanıtlayan, devrimdir ekim devrimi.

Radyo Sol ekim devrimini kutluyor,

Radyo Sol YÖK’e karşı çıkıyor, darbenin izini taşıyan, neo-liberalizmin ürünü olan, özgür insan, özgür düşünce, özgür öğrencinin karşısında duran bu oluşumu protesto ediyoruz.

YÖK 12 Eylül faşizminin bir ürünüdür. Eğer biz gerçek anlamda eğitim sisteminden YÖK’ü ve YÖK zihniyetini yani faşizan, gerici, burjuva eğitim sistemini ortadan kaldırmak istiyorsak YÖK gibi kurumları yaratan faşizme karşı mücadele etmeliyiz.

Kapitalizm var olduğu sürece bugün YÖK’ü kaldırmayı başarsak yarın YÖK’ü yaratan faşist sistemin yeni YÖK’ler yaratacağını göreceğiz.

Öğrencinin okuma hakkını elinden alan, parasız öğrenci dışarı, paralı öğrenci içeri mantığını protesto ediyoruz.

o halde;

6 Kasım 2009 barva ve benden yazar olmaz’ın ortak yayınında siz “Radyo Sol” severleri görmekten memnun olacağız.

Saat: 21:00
Yer : http://www.radyosol.org

Sitene Ekle:
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Ping.fm
  • RSS
  • Yahoo! Buzz
Tasarım:FoxTheme & Photoshop Brushes | Türkçe Çeviri:Kors4n.com
Yazılar RSS Yorumlar RSS Giriş