<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>radyo SOL ::</title>
	<atom:link href="http://www.radyosol.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.radyosol.org</link>
	<description>emekten yana ANTİ KAPİTALİST; halklardan yana ANTİ FAŞİST yayın</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Jul 2010 12:20:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Sansüre Karşı Yürüyüş</title>
		<link>http://www.radyosol.org/genel/sansure-karsi-yuruyus</link>
		<comments>http://www.radyosol.org/genel/sansure-karsi-yuruyus#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 12:20:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>barva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.radyosol.org/?p=59</guid>
		<description><![CDATA[Tarih : 17 TEMMUZ 2010 Yer : TAKSİM MEYDANI Saat : 17:00 İnternet’te uygulanan sansürü protesto etmek için 17 Temmuz 2010 Cumartesi günü Taksim Meydanında buluşuyor, temel hak ve özgürlüklerimiz için yürüyoruz. İnternet’te sansüre karşı ortak platform deklarasyonunu: 23 HAZİRAN 2010 ÇARŞAMBA – http://www.sansursuzinternet.org.tr/ Temel Hak ve Özgürlükler Engellenemez 1. Internet kullanıcılarının düşünce özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı engellenemez. 2. Türkiye’de bireylerin, kurumların, ve şirketlerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tarih : 17 TEMMUZ 2010<br />
Yer   : TAKSİM MEYDANI<br />
Saat : 17:00</p>
<p>İnternet’te uygulanan sansürü protesto etmek için 17 Temmuz 2010 Cumartesi günü Taksim Meydanında buluşuyor, temel hak ve özgürlüklerimiz için yürüyoruz.</p>
<p>İnternet’te sansüre karşı ortak platform deklarasyonunu: </p>
<p>23 HAZİRAN 2010 ÇARŞAMBA – http://www.sansursuzinternet.org.tr/<br />
Temel Hak ve Özgürlükler Engellenemez</p>
<p>1. Internet kullanıcılarının düşünce özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı engellenemez.</p>
<p>2. Türkiye’de bireylerin, kurumların, ve şirketlerin bilişim alt yapılarını istedikleri şekilde oluşturmaları ve istedikleri servislerden yararlanmaları engellenemez. Sansür ülke ekonomisine de kabul edilemez bir bedel yüklemektedir.</p>
<p>Hukuka Aykırı, Ölçüsüz ve Keyfi İdari İşlem Demokratik Hukuk Devletinde Kabul Edilemez<br />
<span id="more-59"></span><br />
3. 03 Haziran 2010 tarihinden beri Google servislerine uygulanan dolaylı sansür Anayasa’ya ve hukukun temel ilkelerine aykırıdır. BTK ve TİB tarafından alınan karar ve uygulama ölçüsüz ve tutarsız bir uygulamadır. Bu konuya ilişkin yapılan açıklamalarda, idarenin böyle bir yetkisinin olmadığı vurgulanmıştır. Nitekim, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı talebi ile Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 17.06.2010 tarihinde YouTube sitesine erişim sağlayan 44 IP adresini engelleme kararı daha önce yapılan işlemin yetki bakımından hukuka aykırı olduğunu ispatlanmıştır.</p>
<p>4. 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 17.06.2010 tarihinde verdiği ek karar, yetki sorununu çözmüş bulunmakla birlikte, kullanıcıların anayasal haklarını dikkate almadığı için yanlıştır ve en kısa sürede kaldırılması gerekir.</p>
<p>Sansür Amaçlı Kullanılan 5651 Sayılı Kanun Kaldırılmalıdır</p>
<p>5. Erişim engelleme hukuka aykırı içeriği engellemede yetersiz bir yöntemdir. Mevcut engelleme yöntem ve araçlarının hiçbiri hukuka aykırı olduğu veya çocuklar açısından uygun olmadığı iddia edilen içeriğe ulaşmayı engelleyecek etkili bir çözüm sunmamaktadır. Erişim engelleme ile iddia edilen suçu işleyenden ziyade tüm Internet kullanıcıları cezalandırılmaktadır. Eğer filtre kullanımı gerekli görülüyorsa, bu kullanım bireyler tarafından kendi kişisel bilgisayarları üzerinde gerçekleştirilmelidir.</p>
<p>6. Ayrıca, engelleme kararları sadece hukuka aykırı olduğu iddia edilen içeriğe değil, bu sistemlerin tümünün çalıştığı tek bir alanın içeriğinde bulunan milyonlarca yasal sayfa ve dosyaya da erişimi imkânsız kılmaktadır. Bu nedenle, 5651 sayılı Kanun ve uygulaması, Anayasa’da öngörülen ve AİHM tarafından geliştirilen zorunluluk ve orantılılık testlerinin gereğini yerine getirememektedir.</p>
<p>7. 5651 Sayılı Kanunun uygulanması sansürle aynı kapıya çıkmaktadır. Türkiye’de mahkeme kararları ve idari engellemelerle 5000’den fazla web sitesi şu anda erişime kapatılmış bulunmaktadır. Yüzlerce web sitesi de 5651 Sayılı Kanun’un kapsamı dışında engellenmiştir. Mevcut rejimin taşıdığı esasa ve usule dair eksiklikler ifadeyi sansürleyen ve susturan bir yapı oluşturmuştur. Kanun ve uygulamasının etkileri geniştir, yalnızca ifade özgürlüğünü değil, özel yaşamın gizliliğini ve adil yargılanma hakkını da ihlâl etmektedir. Demokratik bir toplumda sansürün bu ölçüde yaygınlaşması kabul edilemez.</p>
<p>8. 5651 Sayılı Kanun Kaldırılmalıdır. 5651 Sayılı Kanun, çocukları hukuka aykırı ve zararlı İnternet içeriğinden korumak amacıyla hazırlanmıştır. Fakat benimsenen engelleme politikası, hükümetin çocukları koruma amacının çok ötesine geçmektedir. Uygulamada yaygın olarak görünen sonuç, hukuka aykırı olmayan içeriğin ve 03 Haziran 2010’dan itibaren Google şirketinin Türkiye’den milyonlarca kişi tarafından kullanılan 40’a yakın servisine yetişkinlerin erişiminin ve bu servislerin kullanılmasının yasaklanması olmuştur.</p>
<p>Çocukların Zararlı İçerikten Korunması için Öngörülen Devlet Politikası Yetişkinleri Etkilememelidir</p>
<p>9. Hükümet, mevcut politikası yerine çocukları gerçekten zararlı İnternet içeriğinden korumak için yeni bir politikayı katılımcı bir şekilde geniş kamuoyu desteği (sivil toplum, akademi, ve özel sektör) ile geliştirmelidir. Ancak bu yeni yapılanma, çoğunluğun ahlaki değerlerini diğerlerine dayatacağı bir çalışma olmamalıdır. İnternet düzenlemesine ilişkin yeni politika, ifade özgürlüğüne ve yetişkinlerin her türlü İnternet içeriğine erişim ve tüketim haklarına saygı temelinde geliştirilmelidir. Bu ilkeleri içeren yeni politika, şeffaf, açık, katılımcı, ve çoğulcu bir yöntemle belirlenmeli ve hayata geçirilmelidir.</p>
<p>10. Vatandaşların Anayasa’da güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerini korumak hükümetin ve idarenin asli görevidir. Bu güvencenin sağlanmaması halinde sorumluların istifa etmesi demokratik bir toplumun zorunlu sonucudur. Bu nedenle, yukarıda sayılan önlemleri en kısa sürede almamaları halinde gelişmelerden sorumlu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı İnternet Daire Başkanlığı Başkanı Sayın Osman Nihat Şen, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Sayın Tayfun Acarer ve Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’ın istifa etmesi acil bir zorunluluk haline gelecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.radyosol.org/genel/sansure-karsi-yuruyus/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Radyo SOL: Küfür ve Hakaret Üzerine</title>
		<link>http://www.radyosol.org/genel/radyo-sol-kufur-ve-hakaret-uzerine</link>
		<comments>http://www.radyosol.org/genel/radyo-sol-kufur-ve-hakaret-uzerine#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 13:22:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>barva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[küfür]]></category>
		<category><![CDATA[radyo sol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.radyosol.org/?p=11</guid>
		<description><![CDATA[Küfür ve hakaret lümpenliğin, üretimsizliğin, değilse acizliğin belirtisidir. Solcular tepkilerini küfür ya da hakaret etmek şeklinde değil alanlara çıkarak ifade ederler. Marksist olmanın doğası itibari ile hiçbir solcu acizliği ya da çaresizliği kabul edemez. Çünkü materyalist dünya görüşü ile marksizm, yeryüzünde ve evrende bulunan her şeyi ve bu şeyler arasındaki ilişki dinamiklerini açıklamaya kadirdir. Marksistler bulundukları her yeri dönüştürmek üzere hareket etmenin bilinci ve sorumluluğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Küfür ve hakaret lümpenliğin, üretimsizliğin, değilse acizliğin belirtisidir.</p>
<p>Solcular tepkilerini küfür ya da hakaret etmek şeklinde değil alanlara çıkarak ifade ederler.<br />
Marksist olmanın doğası itibari ile hiçbir solcu acizliği ya da çaresizliği kabul edemez.<br />
Çünkü materyalist dünya görüşü ile marksizm, yeryüzünde ve evrende bulunan her şeyi ve bu şeyler arasındaki ilişki dinamiklerini açıklamaya kadirdir.<br />
Marksistler bulundukları her yeri dönüştürmek üzere hareket etmenin bilinci ve sorumluluğu ile hareket ederler.<br />
Küfrün isyankar ya da politik anlamları olmadığı gibi yozluğu, lümpenliği ve seksizmi körükleyeceği açıktır.<br />
Bu açıdan -mizahi durumları dışında tutarsak- küfür ve hakaretin yaygın olarak kullanımı kitap okumamanın belirtisi olarak kabul edilebilir.</p>
<p>Hiçbir solcu küfrederek rahatlayacak kadar küçülemez, somut gerçekliğe denk düşmeyen mastürbatif hareketlere tenezzül etmez. Zira enternasyonal olan dünya görüşümüz küçük düşüncelere yer vermez.</p>
<p>Lütfen, düzene karşı olan öfkemizi küfürlerle değil bilincimizle harmanlayalım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.radyosol.org/genel/radyo-sol-kufur-ve-hakaret-uzerine/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Siyonist İsrail Hesap Verecek</title>
		<link>http://www.radyosol.org/genel/siyonist-israil-hesap-verecek</link>
		<comments>http://www.radyosol.org/genel/siyonist-israil-hesap-verecek#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2010 13:26:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>barva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[radyo sol]]></category>
		<category><![CDATA[yardim gemisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.radyosol.org/?p=16</guid>
		<description><![CDATA[31 Mayıs 2010 günü tarih bir kere daha İsrail’in insanlık dışı saldırılarına şahit oldu. 31 Mayıs günü sabaha karşı İsrail Deniz Kuvvetleri’ne bağlı birimlerce Gazze’ye yardım götüren filoya saldırmış ve 16 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu operasyon uluslar arası sularda, sivil bir gemiye yönelik gerçekleştirilmiştir; bu nedenle bir “katliam” olarak anılmalıdır. Bu katliam, emperyalizmin Ortadoğu’yu bir savaş alanına çevirmesinin ve Ortadoğu’yu istikrarsızlaşmasının bir diğer yüzüdür. Siyonist [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>31 Mayıs 2010 günü tarih bir kere daha İsrail’in insanlık dışı saldırılarına şahit oldu. 31 Mayıs günü sabaha karşı İsrail Deniz Kuvvetleri’ne bağlı birimlerce Gazze’ye yardım götüren filoya saldırmış ve 16 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu operasyon uluslar arası sularda, sivil bir gemiye yönelik gerçekleştirilmiştir; bu nedenle bir “katliam” olarak anılmalıdır.</p>
<p>Bu katliam, emperyalizmin Ortadoğu’yu bir savaş alanına çevirmesinin ve Ortadoğu’yu istikrarsızlaşmasının bir diğer yüzüdür. Siyonist İsrail zaman zaman yaptıklarından ötürü emperyalistlerce uyarılsa da, Ortadoğu’nun bir korku tüneline çevirmesi ve emperyalizmin jandarmalığını üstlenmesinden ötürü bu tür saldırılara birçok kez tanık olduk. Gene aynı tutum İsrail tarafından takınılmakta ve katliamlara karşı emperyalistler sessiz kalmaktadır. Çünkü emperyalistler biliyorlar ki; Ortadoğu’da kendi politikalarını devam ettirmek için hakları birbirine düşürmeleri gerekmektedir. Savaş tamtamlarının İran’a karşı çalındığı bir dönemde bölgenin istikrarsızlaştırılması emperyalizmin bölgeye müdahalesini kolaylaştırmaktadır.</p>
<p>Siyonizmin insanlık dışı yüzü bir kere daha görülmüştür. Yüzlerce sivil esir alınmış, onlarcası yaralanmış veya öldürülmüştür. Bu kabul edilemez bir şeydir. Bugün Türkiye’nin siyasi iktidarı çıkıp “devlet terörü” olarak nitelendirmiştir olayı. Doğrudur; ancak 1 Mayıs’larda işçilere ölüm olup yağanlar, işçilerin en ufak hak arama isteklerine silah doğrultanlar, çocukları hapislere tıkanlar, madencilerin ölümüne kader diyenler, İsrail ile askeri anlaşmalar imzalayanlar ne devlet teröründen bahsederken samimi olabilirler, ne de İsrail’e karşı çıkabilirler. Bu nedenle biz Türkiye’nin solcuları olarak aşağıdaki talepleri yineliyoruz:</p>
<p>1- Türkiye, İsrail’in Türkiye’de bulunan en yüksek siyasi temsilcisini sınır dışı etmelidir.<br />
2- Türkiye İsrail ile olan bütün askeri anlaşmalarını derhal iptal etmelidir.<br />
3- Türkiye’de bulunan İsrail sermayesine ait bütün şirketler derhal kamulaştırılmalıdır.<br />
4- Türkiye’nin İsrail ile yaptığı bütün gizli anlaşmalar iptal edilmeli, bu anlaşmaların içerikleri kamuoyu ile paylaşılmalıdır.<br />
5- Filistin’ e yönelik ambargonun kaldırılması için gerekli adımlar atılmalıdır.</p>
<p>Bu talepler gerçekleştiği durumda emperyalizmin bölgemizdeki savaş kışkırtıcılığı son bulacaktır. Aksi halde ülkemizde de yükseltilmeye çalışılan şoven-gerici dalga Ortadoğu’ya ölüm olarak yağacaktır. Bu nedenle bütün emekçi halkımız olaya müdahil olması gerekmektedir.</p>
<p>Siyonist devlet yıkılacak elbet!</p>
<p><strong>Radyo SOL</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.radyosol.org/genel/siyonist-israil-hesap-verecek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Madende Öldürülmek Kader Midir?</title>
		<link>http://www.radyosol.org/genel/madende-oldurulmek-kader-midir</link>
		<comments>http://www.radyosol.org/genel/madende-oldurulmek-kader-midir#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 May 2010 13:16:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>barva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[grizu patlaması]]></category>
		<category><![CDATA[maden]]></category>
		<category><![CDATA[madenci]]></category>
		<category><![CDATA[madenciden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.radyosol.org/?p=9</guid>
		<description><![CDATA[Zonguldak’ta bir madende grizu patlaması yaşandı. 30 işçi patlama sonucu oluşan göçüğün altında kaldı. Birkaç gün sonra 30 işçiden 28’nin cesedine ulaşıldı, iki işçiye ise hala ulaşılamadı. Siyasi iktidar ise artık geleneksel hale gelen iş cinayetleri karşısında “kader” diye buyurdu. Bu ölümler mesleğin kaderinde vardı ve bunu tartışmak kendilerine göre olanaksızdı! Peki, neye güvenip böyle konuşabiliyorlar? Kendilerini her şeye muktedir gören iktidar, ilahi bir güce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.radyosol.org/wp-content/uploads/01.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-38" title="01" src="http://www.radyosol.org/wp-content/uploads/01.jpg" alt="" width="628" height="416" /></a>Zonguldak’ta bir madende grizu patlaması yaşandı. 30 işçi patlama sonucu oluşan göçüğün altında kaldı. Birkaç gün sonra 30 işçiden 28’nin cesedine ulaşıldı, iki işçiye ise hala ulaşılamadı. Siyasi iktidar ise artık geleneksel hale gelen iş cinayetleri karşısında “kader” diye buyurdu. Bu ölümler mesleğin kaderinde vardı ve bunu tartışmak kendilerine göre olanaksızdı! Peki, neye güvenip böyle konuşabiliyorlar? Kendilerini her şeye muktedir gören iktidar, ilahi bir güce mi sahip? Güveniyorlar; çünkü onlardan hesap sormayacağımızı düşünüyorlar. Güveniyorlar; çünkü nasıl olsa halkımız bu olanları unutur sanıyorlar. Birkaç ay içinde gerçekleşen bu 3. maden kazasında gene bitmek tükenmek bilmeyen kar hırsının ve sömürünün devam edeceğini düşünüyorlar. Bu sefer yanılacaklar, bu sefer yanılmaları gerekiyor.</p>
<p>Kardeş!<br />
Memleketi özelleştirenlerden, bitmek tükenmek bilmeyen kar hırsına sahip patronlardan hesap sormadıkça konuşmaya devam edecekler. Kendilerine güvenecekler ve ölümleri görmezden gelecekler. Ancak biz buna ”Yeter!” diyecek olursak işte o zaman ölümler hakkında “kader” diyenler susacak. İşte o zaman maden kazalarında yeni yeni ölümler, tezgah başında kolunu makineye kaptıranlar veya tersanede çuval gibi ölüme gönderilenler olmayacak. Özelleştirmecilerden, bitmek tükenmek bilmeyen kar hırsından, yerli yabancı parababalarından hesap sor, kardeşini ölüme gönderme.<br />
Buna “Dur!” demek ellerimizde.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.radyosol.org/genel/madende-oldurulmek-kader-midir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Merhaba radyo SOL severler</title>
		<link>http://www.radyosol.org/genel/merhaba-radyo-sol-severler</link>
		<comments>http://www.radyosol.org/genel/merhaba-radyo-sol-severler#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 May 2010 13:22:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>barva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.radyosol.org/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[İnternet üzerinden yaptığı yayınla sol’un dünyasına, çaldığı birbirinden güzel ezgilerle ışık saçıp umut katan, sol duruşu tüm hücrelerine yedirmiş bireyler için bir bulunmaz hazine değerinde olan; hümanizm yüklü, emek yüklü, kardeşlik yüklü, sevgi yüklü, devrim ve ona olan özlem yüklü, bir gün, dağların başından doğacak kızıl günün her zamankinden yakın ve o güneşin ışığı ile içine kızıl devrimin sıcaklığını çekip alacak bedenlerin içindeki umut yüklü ezgileri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnternet üzerinden yaptığı yayınla <strong>sol</strong>’un dünyasına, çaldığı birbirinden güzel ezgilerle ışık saçıp umut katan,</p>
<p><strong>sol</strong> duruşu tüm hücrelerine yedirmiş bireyler için bir bulunmaz hazine değerinde olan; hümanizm yüklü, emek yüklü, kardeşlik yüklü, sevgi yüklü, devrim ve ona olan özlem yüklü, bir gün, dağların başından doğacak kızıl günün her zamankinden yakın ve o güneşin ışığı ile içine kızıl devrimin sıcaklığını çekip alacak bedenlerin içindeki umut yüklü ezgileri ile insanı sarmalayan bir nitelik ihtiva eden,</p>
<p>Türkçe ezgilerden Kürtçe ağıtlara, karadeniz’in kızıl karanfilleri olup yiğitleşmiş insanlarının türkülerinden sivas’ın telleri koparılmış sazlarından dökülen pir sultan abdal ezgilerine, and dağlarının doruklarında sosyalizm bayrağını dalgalandıran Latin Amerika devrimcilerinin ve diğer dünya devrimcilerinin marşlarından 1 mayıs alanlarını dolduran Türkiye emekçilerinin marşlarına kadar zengin bir içeriğe sahip ezgileri ile <strong>sol</strong>’un sıcaklığını dinleyene ulaştıran,</p>
<p>bunun yanında emek haberleriyle, bir yandan <strong>sol</strong> dizelerden yakılan ezgileri dinleyen insanın yurdundaki ya da dünyadaki zulümlerden, haksızlıklardan, hükmedenlerin ezdiği insanlardan, gasp edilen hak ve hürriyetlerden haberdar olmalarının amaçlanması ile toplumsal ve bireysel duyarlılığın ortaya konulduğu, diğer yandan verdiği sosyalist, devrimci ve yurtsever-demokrat içerikli site adresleri ile zengin bir link arşivi bulunan,</p>
<p><strong>sol</strong>’un; insanın dünyayı buğusuz ve çırılçıplak, tüm gerçekliği ile görmesini sağladığı eksenine adım atarak, dünyayı tüm gerçekliği ile görmek isteyen bireylerin, kayıtsız kalmamaları gereken, hayata <strong>sol</strong> bir pencereden bakma şansına haiz olan ya da olmak isteyen insanlar için takip edilesi bir site..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.radyosol.org/genel/merhaba-radyo-sol-severler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
